II-Dr. Alberto Costa’nın Konuşma Özeti

Kongreye  damgasının  vuran, kıdemli İtalyan  bilim  adamı  ve  cerrahı,  açılış (Onur)  konuşmasını  yaptı.  Geçmişte  neler  yaptık,  şimdi  nerdeyiz  konusunu  işledi  ve önemli  mesajlar  verdi.

Hastalarımızı  yeterince  dinlemiyoruz  dedi. ‘Bu nedenle hem bağlarımız  kopuyor,  hem de daha az  öğreniyoruz’, daha az yardımcı olabiliyoruz dedi. ‘Hastalık değil hasta tedavi ettiğimizi  hatırlayalım’ dedi. Maalesef  iyi  bilim adamı olan herkes  iyi hekim olamıyor. İlk problem  yeterince zaman ayırmamakla  başlıyor. Dr. Costa  günümüzdeki  MK hastasının eskisine  göre  daha bilgili  olduğunu ve somut cevaplar beklediğini de sözlerine ekledi.

Dr. Costa meme doktorunun yavaş yavaş tarihe karışması gerektiğini ve  onun  yerine “Meme  Ünitelerinin”  hakimiyeti  ele  geçirmesi  gerektiğini  söyledi. Tamamen katılmakla beraber, Türkiye’de  hala Meme doktoru kavramı bile yerleşmediğini  eklemem gerek.  Peki ne yapacağız? 30 yılı  atlayıp  aradaki problemleri  yaşamadan, doğrudan  standardizasyonu olmayan “Meme Ekiplerine”  nasıl geçeceğiz?

Meme ekiplerinin birçok faydası  var. Bir tanesi de son zamanlarda önem kazanan  genetik  danışmanlık  kavramı. Bu, özellikle  ailede birden  çok meme kanseri olan  kadınlarda  risk  belirlenmesi, takipleri  hatta koruyucu  tedavileri açısından önemli.

Dr. Costa, geçmişte birçok hatalar  yapıldığını  (Örneğin  çok yoğun  kemoterapilerle   tümör  hücrelerinin  hepsi yok edildi, Kemik iliği de bu dozda KT ile tamamen yok oldu, Kemik iliği transplantasyonu  yapıldı. Hastalar  komplikasyonlardan kaybedildi. Artık  kimse yapmıyor, ağzına bile almıyor)  birçok örnekle anlattı. İlerde de  hatalar yapabileceğimizi söyledi. Onun için  bize çok güzel verilerle (İstatistik  olarak  kuvvetli) sunulan, endüstri destekli  çalışmalara  her zaman  şüphe  ile  yaklaşmanın  hastalarımızın  yararına  olduğunu  anlattı.

A  fool  with  a  tool , is stil  a  fool (Bir  ahmak, elinde  iyi bir cihaz  olsa da hala bir ahmaktır)  sözü  sanırım  bu konuyu  yeterince  açıklıyor.

Dr. Costa  günümüzde  Meme  kanserinin  tedavisinin  ana hatlarını  şu  şekilde  tanımladı : Memedeki  kitleyi   nazik  bir  şekilde azaltmalı/ yok  etmeliyiz, büyümesini  engellemeliyiz, Kanser  hücrelerinde  apoptozisi  (Kanserli  hücrenin  kendini yok etmesi, bu işlemde patlama içe doğru oluyor, çevreye zarar vermiyor)  stimüle etmeyi öğrenmeliyiz.. Bunun  için  en yüksek  effektiviteyi  ve en az vücut zararını  araştırmalıyız. Erken  tanı  için daha çok  çalışmalıyız, yeni teknolojilere hemen kapılmamalıyız ( Burada  MRG’yi  kastetti. Magnetik rezonans görüntüleme  ortalama bir hastada  lüzumsuz  tehlikeli  tanılara  yol açabiliyor).

Dr. Costa’nın  her dediği  doğruydu.  Yalnız  hasta MK konusunda bilgi sahibi de olsa çoğu zaman tedavi  kararını  doktoruna bırakıyor. Çünkü  böyle bir olayla hayatında  ilk defa karşılaşıyor. Bu olağan dışı  bir süreç. Sürecin doğru işlemesi için  doktorun hastasını iyi tanıyıp, hastasının  psikolojik, sosyal, ekonomik, kültürel durumuna uygun bir tedavi konusunda yönlendirme yapması da kaçınılmaz  görünüyor. Hastayı  bilgilendirdikten sonra  tamamen kendi haline bırakmak  hatalı  olur  diye düşünüyorum. Önemli olan hekimle hasta arasında bir güven bağının oluşmasıdır.

Yazının Devamı İçin Tıklayın …