Sık Karşılaşılan Yanlış Anlama

Birçok  hastamı  muayene ederken  tesadüfen  tiroid büyümesi ve nodül tespit ettiğimde  hastalar  şaşırıyor  ve “Ama ben yeni  Tiroid hormonlarıma baktırdım ve normaldi  diyorlar.  Oysa bu iki durumun birbiriyle  hiçbir  ilgisi  olmayabilir.

Tiroid morfolojisi yani tiroidde nodül olup olmaması ile fonksiyon ( Az çalışma  veya  çok çalışma) arasında  her zaman ilişki  olmayabilir.

En sık rastladığımız  durum  Ötiroid, yani normal  fonksiyon gösteren  bir   hastanın  tiroidinde nodül  saptanması  ve bu nodülün de  ince iğne aspirasyon biyopsisi  ile  kanser  olduğunun ya da  olmadığının ispatlanmasıdır.  Ama diğer  kombinasyonlar da  görülebilir. Mesela  halkın  zehirli  guatr  doktorların  Hipertiroidi  dediği bir durumda  hastada  aynı  zamanda  Tiroid  kanseri içeren bir nodül de olabilir.

Özet olarak  bir tiroid  hastası  incelenirken : 1-Nodül varmı, varsa nodül  masum mu, yoksa kanser mi  2- Hasta  Ötiroid mi ( Normal  fonksiyon )  Hipotiroid mi ( Bez az çalışıyor ) yoksa Hipertiroidi mi  ( Aşırı  çalışma)  tanınmalıdır.

tiroit02

tiroit03

Tiroid  bezi  ne işe  yarar ?

Tiroid  glandı  bütün  vücudumuzun  metabolizma  hızını  ayarlayan  en önemli  organdır.  Bütün  endokrin  organlar  ne kadar  çalışmaları  gerektiğini  kendilerine gelen kandan anlarlar. Kanda  bulunan  biyomoleküller  bu uyarıyı  yapar. Örneğin TSH  hormonu  beyinden  salgılanır ve tiroid bezine  ne kadar çalışması gerektiğini  söyler. Tiroid bezi  de   ona göre  “Kan”a  kendi sentezlediği Tiroid  hormonlarını  salar. Kana karışan  Tiroid  hormonları,  vücudun  her  organının  her  hücresine  ulaşarak  ilgili organın hangi  hızda  çalışması  gerektiğini  belirlerler.

Örneğin hipertiroidi halinde bu ayar  bozulmuştur.  Hastanın  nabız sayısı  artar, çarpıntısı  vardır, sinirlidir, zayıflar, sıcağa  karşı  toleransı  yoktur,  barsakları  çok çalıştığı için  ishal  olur.  Tüm metabolizma arttığı  için  hasta çok yemek yediği  halde  zayıflar.

Tiroid  bezi  az  çalıştığında  tersi  olur. Hastanın  vücudunda ödem olur,  kilo alır, hep uyumak  ister. Devamlı  üşür. Saçları kırılır dökülür. Depresyon  gelişebilir. Unutkanlık  belirgin  hale  gelir.  Belki de  en belirgin şikayet  yorgunluk,  halsizliktir.

Günümüzde  Hashimoto Tiroiditi ( Lenfositik Tiroidit ) çok sık görülmektedir.  Kronik bir süreçtir. Vücutta üretilen  otoantikorlarla Tiroid glandı harab olur ve eninde sonunda  hipotiroidi gelişir.

Sonuç olarak  Tiroid  bezi  insan  vücudu  için  çok önemlidir.  Fonksiyon  bozukluğunun  erken tanınıp tedavi  edilmesi gerekir.  Tedavi  gecikmesi özellikle  büyüme çağındaki  çocukları ve  anne karnındaki  bebekleri çok  etkiler.

Tiroid  cerrahisi geçirmiş  ve geride hiç tiroid dokusu kalmamış  hastalar ömür boyu dışardan /ağızdan  Tiroid  hormonu  almak  zorundadırlar. Alınması  gereken doz  herzaman aynı değildir. Örneğin gebelik  sırasında değişmelidir. Bu nedenle  Total Tiroidektomi  geçiren hastaların  doktorları ile temaslarını  kaybetmemeleri  ve belli  sürelerde  kanda  FT3, FT4, S-TSH  tayini  yaptırmaları gerekir.

Tiroid  nodülü

Nodül terimi morfolojik bir terimdir.  Tiroid bezi içinde bir  “Topak”  olduğunu  söyler. Ama o nodülün vücut için  zararlı olup olmadığını söylemez.  Nodüller bazı  hastaların düşündüğü gibi tiroid dışında değil  içindedirler.

 Nodüller  aşağıdaki  resimde görüldüğü gibi  Tiroid bezi içindedirler.    Nodüle  odaklanmış bir  cerrahi girişim  yoktur. Nodülün çıkarılması demek Tiroid bezinin bir kısmının veya tamamının  cerrahi olarak çıkarılması  demektir.
tiroit04
Nodüllerin  çoğu  “ Kolloidal  nodül”  dediğimiz  iyi huylu  nodüllerdir. Kolloid denen madde  tiroid  hormonlarının  depolanması için gerekli olan  organik bir maddedir.  Kolloid  nodüllerin insana vücuduna zararı yoktur. Ancak bazen  8 –10 cm gibi  dev boyutlara  ulaşıp  soluk  borusuna baskı  yapabilirler. Bazı dev  nodüller  aşağıya doğru sarkarak  göğüs boşluğu içine inebilirler.  Her iki  durumda da cerrahi olarak çıkarılmaları  gerekir. Bazı  nodüller tamamen kistik (İçinde  su var) olabilir.
tiroit05

Retrosternal  yani göğüs boşluğuna dalan  guatr. Bu tür olgularda  mutlaka  cerrahi  girişimle  Total tiroidektomi  yani Tiroid bezinin  tamamını  çıkarmak  gerekir. Bazen boyundan yapılan klasik  kesi yeterli olmaz ve dalan guatr’ı çıkarabilmek için göğüs boşluğunu da  açmak gerekir.

Kistik nodüller nadiren  büyük boyutlara ulaşır.

Nodüllerin  niteliği hakkındaki en önemli bilgiyi  Ultrasonografi / Renkli Doppler  ultrasonografiden  ( USG/ RDUS) almaktayız.

USG / RDUS nodülün  kistik ya da solid olduğunu  tanır.  Solid yani  içinde  tiroid parankim dokusu  olan nodüllerde  kanser  ihtimali konusunda  yorum yapabilir. Tabii bunun için tecrübeli bir  Radyolog’a ihtiyaç vardır.  En önemlisi  şüpheli nodülden  USG eşliğinde  İnce iğne aspirasyon biyopsisi  yapılabilir. Bunun avantajı  Radyolog’un gözüyle  görerek nodülün tam içinden  hücre  aspire  edebilmesidir.  Modern Tıpta nodülden  patolojik  örnek  almak için  USG cihazını kullanmamanın  kabul edilebilir bir tarafı yoktur.

Çünkü  patolojiden gelecek sonuca göre hastalarımızı  nasıl tedavi edeceğimize karar veriyoruz.  Nodül kötü huylu yani Tiroid kanseri olduğu halde  patoloji sonucu  iyi gelirse ( Örnek yanlış yerden alındığı için)  hastamıza kötülük etmiş  oluruz.

Nodüller  ilaçla  tedavi  edilir mi ? 

Bana  en çok  sorulan  sorulardan biri  nodüllerin ilaçla tedavi edilip  edilemediği  şeklindedir. 10 mm den küçük ve çok sayıda nodülü olan bir hastada eğer  fizik muayene ve USG/ RDUS  tetkiki  nodüllerin  kötü huylu olma ihtimalinin düşük olduğunu  söylüyorsa  dışardan  Tiroid hormonu verilerek  nodüller küçültülebilir. Ancak  pratikte bu nadiren uygulanıyor. Çünkü nodüllerin  küçülmesi için  dışardan  yüksek dozda Tiroid hormonu vermek  gerekir. Amaç  TSH düzeyini düşürmektir. Bunun da vücut üzerine olumsuz etkileri olabilir (Tiroid kanserlerinde  Tiroidektomiden sonra mecburen  yüksek doz  Tiroid hormonu veriyoruz  ve tedbirlerini alıyoruz. Bu tamamen farklı  bir  durumdur.). Benim  için ve hasta için  önemli  olan  nodülün  kötü  huylu olmadığının  bilinmesidir. Hastayı rahatsız  etmiyorsa ve  büyümeye  devam etmiyorsa,  soluk borusuna bası yapacak kadar  büyük değilse  ve  göğüs  boşluğuna inmiyorsa,  nodül/ nodüller izlem  altında  kalabilir.

Devam Etmek İçin Tıklayın…